Gece yatarken lensimi çıkarmadım. "Bugün de çıkarmayayım ne olacak?" diye düşündüm. Zaten lensimi çok nadir çıkarır 1 ay kullanmam gereken lensi aylarca kullanırım. Aylarca gözümden çıkartmadığım da olur. Henüz başıma birşey gelmedi. Tahtaya vurunuz. Fakat bir anda geçtiğimiz senelerde okuldan bir arkadaşımın lensle uyuduğu için gözüne ciddi hasar geldiğini hatırladım. Yine de lensimi çıkarmadım. Düşündüm. Muhtemelen muntazaman lensini her gece çıkartı

dezenfekte edip en az 8-10 saat lens suyunda beklettikten sonra elleri hijyen içersinde tekrar gözüne takan bir arkadaştı. Emin değilim belki de öyle değildir. Ama bence öyleydi. Bu sterillik, bu sıkı kontrol, bu dış dünyanın etkilerinden oldukça katı ve neredeyse izole şekilde korunma şekli belki de; benim aynen bu gece yaptığım gibi "amaaan, bugün de lensle uyuyayım ne olacak?" diye düşündüğü bir gece; gözünün iltahaplanmasına sebep oldu. Atalarımız boşuna demiyorlar alışmamış götte don durmaz diye. Bedenimizin etrafını saran çevrede bir çok mikrop, virüs vb. "yabancı" (tırnak içinde yabancı

canlı organizma ve madde var. Pislikler var. Kir, toz, duman vs. vs. Biz ne kadar onlardan uzak durmaya çalışırsak, onları bedenimizden ne kadar uzak ve hijyenik ve steril tutarsak onların "en ufak" (tırnak içinde en ufak) fırsatta bize zarar verebilme ihtimali ve güçleri artıyor. Çünkü bedenimizi onlardan korurken aslında onlara karşı güçsüz kılıyoruz.
Şimdi durun ve düşünün. Yaşadığımız toplumu bir insan bedeni gibi düşünün.
Düşündünüz mü?
Devious Comments